Doğu Batı 45 : Meşrutiyet 1
Sayı : 45 : Meşrutiyet 1
Tarih : 2008
Liste Fiyatı : 24,00 TL
(Bu ürünü aldığınızda 135 puan kazanacaksınız)
   135
181218
Açıklama :

Meşrutiyet I

Her tarihsel dönem kendi ruhunu içinde taşır, kısa sayılabilecek bir za­man diliminde olup bitmesine karşılık II. Meşrutiyet zamanın ruhunu yansıtan ve sonraki birçok gelişmeyi derinden etkileyen önemli bir milat sayılır. Tam yüzyıl önce bugünlerde, resmî olarak 24 Temmuz 1908’de Meşrutiyet ikinci defa ilân edildi. Olağanüstü bir ilgiyle karşılanan bu olay bir kırılma ânına tekabül eder. Tarihte ilk kez bir Türk “revolus-yon”u meydana gelir. Osmanlıların siyasî dağarcığına “liberté, égalité, fratarnité” sloganları kısıtlı da olsa yerleşir. Kanun-i Esasî yürür­lüğe konur. İmparatorluğa serbestî gelmiştir. Adalet ve Hürriyet’i tem­sil eden kadınlar istibdadın zincirlerini kıracak şekilde dönemin ilüstrasyonlarında resmedilir. Avrupa basını, Jön Türklerin yurtiçi ve yurtdışında uzun muhalefetleri sonucunda, iktidara karşı verdikleri derin mücadelenin ardından Sultan Abdülhamid’in Jön Türklere karşı dirayeti­nin artık kırıldığını, bağımsızlık talep eden farklı etnik grupların yanında ilk defa Müslüman Türklerin de bu geniş özgürlük halkasına katıldığını yazar.

Tevfik Fikret, Meşrutiyet’in ilân edildiği gün kaleme aldığı şiirinde sis perdelerinin dağıldığını, karanlık günlerin nihayet geride kaldığını haykırır: Doğacaktın…Bu kalbimizde saklı, / Pek gizli ve renksiz bir ümî­din /Pek belirsiz bir parıltısıydı…Nihayet ufuk açıldı, sen doğdun /Bütün gösterişinle, şimdi bütün gökler / Seni alkışlıyor, şimdi bütün gözler sende, senin sevincinle parlıyor her yer. Gelen hürriyet ile başta İstanbul olmak üzere birçok ilde bir bayram havası eser, her tarafa yazılar, bayraklar asılır. Sansürün kalkışıyla Bâb-ı Âlî’de bir yayın furyası başlar. Sayısız dergi ve gazete peşpeşe yayımla­nır. Bâb-ı Âlî hiçbir dönemde böyle bir renkliliğe tanık olmamıştır.

Türk­çülük, İslâmcılık, Batıcılık gibi her biri Osmanlı’nın çözülüşüne çare ara­yan düşünce akımları doğar. Eğilimler farklı olsa da çıkış noktası itiba­riyle birçok Osmanlı aydınının “vicdan”ında benzer sesler yankılanır. Mil­liyetçilik hâkim ve güçlü bir temadır. Dönemin neşriyatındaki dil ve üs­lup, fikirlerin ifade edilişindeki zenginlik ve bağlı kalınan idealler günü­müzün bir hayli ilerisindedir. Ya da günümüzde bu dönem üzerine ka­leme alınan fantastik tarih yazıları ve ‘tarihsel roman’lar zamanın ruhunu kavramaktan oldukça uzaktır. Halbuki basın aracılığıyla kamuoyunu şe­killendiren anlayışın ilk defa hangi koşullar altında nasıl meydana gel-di­ğini anlamak bugünkü kan kaybını öğrenmek açısından faydalı olabilir. İlk defa II. Meşrutiyet döneminde Batı üzerinde ciddiyetle düşünülür. Önemli çeviriler yapılır.

Özellikle toplumcu ve dayanışmacı felsefeler etkilidir. Latin alfabesi tartışılır, kadın hakları gündeme gelir, “tesettür” meselesinde bugün hangi kelimeler kullanılıyorsa o gün de benzer keli­meler kullanılır. Seçkincilik, bir eğitim modeli olarak resmî kurumlara, okullara yerleşir. Daha sonra Cumhuriyet’i kuran “güzideler”, bu okul­lardan yetişecektir. Bu dönemde ortaya atılan birçok yeni siyasal tezin her ne kadar uygulanma şansı olmasa da, Cumhuriyet’in “kurucu” dedi­ğimiz unsurlarını sonradan etkileyeceği muhakkaktır.

Zaten hukuk ve laiklik alanında bu tür bir geleneğinin olmaması düşünülemez. Kaldı ki, Meşruti-yetin de fikrî altyapısı çok daha gerilere uzanır. II. Meşrutiyetin yarattığı iyimser hava bir süre sonra kaybolacaktır. Devletin iyice zayıfladığı bir anda İttihad ve Terakki’nin baskıcı yönetimi boşluğu doldurur. Öyle ki çoğu çevrede eski günler aranır olur. (Otoriteyi simgeleyen “İttihadçı” tanımlaması bundan böyle unutulmayacak bir de-yim olarak siyasal literatüre yerleşir.)

Düşünce hayatı, eğitim, hukuk, siyaset ve basın tarihi açısından bu dönemin kendine özgü bir kimliği vardır. Dünyaya bakışın ilk kez ne zaman kökten bir değişime uğradığı sorusu yanıtlandığında ve II. Meşru­tiyetin bu renkli dili çözümlendiğinde Cumhuriyet’in daha sonraki modernleşme projeleri çok daha iyi anlaşılacaktır. Dergimiz iki ciltte II. Meşrutiyet’i genel çizgileriyle kısmen ele ala­caktır. Ondan sonraki sayımızda ise II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e bir geçiş yapılacak ve Cumhuriyetçilik sayımız hazırlanacaktır.

Etiketler:
Doğu Batı 45   

Yazısı bulunanlar ve makaleleri

Yazar Makale Adı Sayfa No Dergi veya Eser Adı Konu
Necmettin Doğan Türk Demokrasi Tarihini Anlamanın Bir Aracı Olarak Meşrutiyet 124 - 139 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
H. Aliyar Demirci 1908 Parlamentosunda Meşrutiyetin Değerleri ve İlkeleri 125 - 143 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
A. Teyfur Erdoğdu Osmanlılığın Evrimi Hakkında Bir Deneme Bir Gurup (Üst Düzey Yönetici) Kimliğinden Millet Yaratma Projesine 13 - 40 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
Mustafa Gündüz II Meşrutiyet İdeolojilerinde Sosyoloji ve Geleceğin Toplum Tasavvuru 140 - 161 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
Birgül Koçak II. Meşrutiyet Döneminde İki Milliyetçi Kadın: Halide Edib ve Müfide Ferid. Aytül Tamer birlikte 162 - 182 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
Kemal Bakır II. Meşrutiyet Döneminde Milli Seçkincilik ve Eğitim: Emrullah Efendi Tuba Ağacı Nazariyesi 183 - 199 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
Enver Töre II. Meşrutiyet Dönemi Türk Tiyatrosu 200 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
Ahmet Kuyaş II. Meşrutiyet, Türk Devrimi Tarihi ve Bugünkü Türkiye 41 - 56 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
Nevzat Artuç II. Meşrutiyet'in İlanı 57 - 74 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
Halil İnalcık II. Meşrutiyet: Anayasa Rejimi Geliyor, Cumhuriyet yolu Açılıyor 7 - 12 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1
Cenk Reyhan Jön Türk Hareketi Türk Devrim Süreci Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çözümlem 97 - 123 Doğu Batı Düşünce Dergisi 45 : Meşrutiyet 1

Yorum yaz
Bu ürünü henüz kimse eleştirmemiş.
Sepetinizde ürün bulunmuyor
E-Mail listemize katılarak yeni yayın ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.
Email
Ad Soyad
   
Kapat