Doğu Batı 29 : İdeolojiler 2
Sayı : 29 : İdeolojiler 2
Tarih : 2004
Liste Fiyatı : 24,00 TL
(Bu ürünü aldığınızda 160 puan kazanacaksınız)
   160
181202
Açıklama :

İdeolojiler -2-

İdeolojiler...Uzun bir hikâye... Şöhreti iki yüzyıllık zaman dilimine sığdırılamayacak kadar derin ve çarpıcı... Kavram, ilk kez, 1796’da, Destutt de Tracy tarafından ele alınır. De Tracy, duyumcu felsefesini belli bir program dahilinde geliştirmek için ideolojiyi “düşünce bilimi” anlamında kullanır. İlerleyen zamanlarda bu özel ve teknik formül aşılarak kavram birbiri ardına yorumlanır. Toplum ve siyaset teorilerinde doğru/yanlış cetvelini çizen düşünürler için hareket noktası, Avrupa’nın değişen yapısı, ticarî merkezleri, yeni oluşan sınıflardı.

İngiltere, Sanayi Devrimi’nde yoksul kalabalıklarıyla “dünyanın atölyesi” olarak iş görmekteydi. Fransa, Napoléon Savaşları’nın siyasî belirsizlik atmosferinde çalkalanıyordu. Pazar ilişkilerini canlı tutansa, geniş ve yaygın sömürge ağlarıydı. İlk büyük eleştiri Marks’tan gelir. Tarihin dramatik değişimleri, geçmişin “idea” öğretileriyle açıklanamaz; artık bütüncül, rasyonel, kapsamlı tezlere ihtiyaç vardır. Marks, gerçeklikleri, zihnimize bazen sert bazen yumuşak olarak kazıyordu. O’nu dinlersek, ideoloji, bir yönüyle gerçekliği çarpıtan aynaya benziyordu.

Diğer taraftan içinde bulunduğumuz bütün gerçekliği ondan bağımsız ifade edemiyorduk. İdeolojilerin bir mitos olarak kabul görmesinde onun gerçeklerden aldığı bağımsız güç yatıyordu. İdeoloji, en basit, en yalın gerçekleri efsaneleştirebiliyordu. Marks, ideolojinin bir yanılsama olduğunu “yanlış bilinç” denklemine dayandırmıştır.

Yanlış bilinç, gerçek varoluşumuzu örten tabakaydı. XX. yüzyıla gelindiğinde insanlık, varlığını örten, kendini gizleyen birçok karanlık tabakayla yüzleşmek zorunda kaldı. İnsanın tarihi karanlık tortular biriktirme tarihiydi ve ırkçılık söylemleri de bu tortunun çamura batmış hâliydi. Aydınlanmanın iyimser tahminleri, zihinler dünyasında saf karşılığını bulamadı. Bütün idealleştirici söylemlere rağmen ideolojilerin her zaman kör bir noktası mevcuttu.

XX. yüzyılda artık herkesin bir ideolojisi ya da en kötü ihtimalle ideolojisizliği vardı. Belki de daha kötüsü “ideolojilerin sonu”nu ilân etmek olabilirdi. Alt kültürler, alternatif hareketler, karşıt sanat akımları, dışlanan gruplar, üçüncü dünyalılar, kendi küçük ideolojik cephelerine sığınmakta geç kalmadılar. “Kimlik ve ideoloji” sorunu apolitik kalabalıkların mutsuz yüzeyini yansıtıyordu. Davranış kültürleri, alışkanlıklar tüketim ideolojisiyle açıklanıyordu. Manipülasyon, kitle iletişim araçlarının en etkin silahı olarak her “mesaj”a söylediğinden çok daha fazlasını söyletiyordu. İdeoloji tartışmaları, dünya genelinde yaşanan krizlerle sürekli alevlenmeye devam etti.

İDEOLOJİLERİMİZİN İDEOLOJİSİ VAR MI? Doğu Batı’nın ideolojiler sayısı katılımın genişliği nedeniyle 4 cilt olarak yayına hazırlandı. Bu sayılarda ideolojilerin siyasî, sosyolojik ve felsefî bakış açıları verilmeye çalışıldı. İkinci ve üçüncü ciltlerde ideoloji ekseninde Türkiye tartışmaları yer alıyor. Son cilt ise tarihçilere bırakıldı. İlk sayımız, Batı’nın ideoloji yolculuğunda geldiği noktayı özetliyor, yani filmimiz sondan başlıyor. Yine de keskin sınıflandırmalara gidildiği söylenemez. Örneğin, ideolojileri konuşacaksak, onun taşıyıcısı rolündeki entelektüelleri de konuşmalıyız. Entelektüellerimizin bir ideolojisi var mıdır? Dikkat kesileceğimiz buysa, soyut tartışmalar yerine patrimonyalist ve bürokratik yapı, genel bilim anlayışı ya da zihniyet hayatımızın kültürel kodları incelenebilir. Yaklaşık bin sayfayı içeren çalışmamızda metinlerin büyük bir kısmı, betimleme tutkusunu aşarak önemli tezlere yöneldi. Yönelinen nokta doğal bir arayışın neticesiydi ve bu arayış gerçeklerden uzak durmuyordu. Burada yazarların kayda değer birikimlerini varsayıyoruz. Aşırı romantik tezlerden özellikle kaçınıldı. Öfke veya sevgi seline kapılarak bir dizi ahlâk yasası önerilmedi.

Ezberlenmiş sözleri tekrar etmek yerine ideolojilerin ideolojisini okumayı denemek zahmetli de olsa “dün, bugün, yarın” zaman dilimlerinin geçtiği yerde zihnimizi daha da berrak tutacaktır.

Etiketler:
Doğu Batı 29   

Yazısı bulunanlar ve makaleleri

Yazar Makale Adı Sayfa No Dergi veya Eser Adı Konu
E. Fuat Keyman Sosyal Demokrasi ve Türkiye 123 - 143 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Oğuz Adanır Ulusal Burjuvazi ve Lâik Ahlâk 145 - 156 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Mesut Yeğen Yahudi - Kürtler ya da Türklüğün Yeni Hudutları 159 - 178 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Necati Polat Yeni Anti - semitizm: Efendi Üzerine Notlar 179 - 194 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Serpil Sancar Üşür Otoriter Türk Modernleşmesinin Cinsiyet Rejimi 197 - 211 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Rüstem Erkan Aydınlar, Toplumsal Sınıflar ve İdeoloji. Faruk Bozgöz birlikte 215 - 227 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Ertan Yılmaz Düşünce Hayatının İki Zıt Figürü: Entelektüeller ve İdeologlar 229 - 242 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Berrin HilaL Avrupa Merkezcilik Üzerinden Uygarlık Kavramına İki Farklı Bakış: Norbert Elias ve Cemil Meriç. Onur - Koyuncu Lorasdağı birlikte 243 - 270 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Etyen Mahçupyan Modernizmin Yabancılaşması Türkiye’de Sosyal Bilimlerin Tıkanması Üzerine Bazı Düşünceler 33 - 56 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Kurtuluş Kayalı Memleketi Tanımak 57 - 70 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Ahmet Yaşar Ocak Osmanlı Resmî (Yahut İmparatorluk) İdeolojisi Meselesi 73 - 81 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Halil İnalcık Atatürk ve Atatürkçülük 83 - 119 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2
Süleyman Seyfi Öğün Türk Püritanizmine Dair Notlar 9 - 29 Doğu Batı Düşünce Dergisi 29 : İdeolojiler 2

Yorum yaz
Bu ürünü henüz kimse eleştirmemiş.
Sepetinizde ürün bulunmuyor
E-Mail listemize katılarak yeni yayın ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.
Email
Ad Soyad
   
Kapat