Doğu Batı 12 : Akademidekiler
Sayı : 12 : Akademidekiler
Tarih : 2000
Liste Fiyatı : 24,00 TL
(Bu ürünü aldığınızda 135 puan kazanacaksınız)
   135
181185
Açıklama :

Akademidekiler’in planını çizerken üç temel öğe üzerinden hareket ettik: Metodoloji, analitik bilgi ve kritik yaklaşım. ‘Pür-akademik’ bir mü­kemmel­liğe ulaşmak için diğer ölçütleri, sözgelimi akademinin bahçe­sinde yetişen bilgileri derleyip toparlama görevini üstlenmedik. Bilgi bi­rikimini sonraya bıraktık... Yalnızca bilgi ile yola çıkılamayacağını bil­giyi düzenleyen, yön­lendiren, ona akıl veren bir sistemin olduğunu dü­şündük. İlerleyen sayfalarda okuyacağız, her bir yazı bilgi birikiminden önce metodoloji sorununu gün­deme getirmiştir. Ve Akademidekiler’in ‘tek kişilik üniversiteler’e dönüşme­sinde en önemli etken metodolojileri görünmektedir. Sonrasında, metodolojiye ilişkin başlıca iki iletişim ağı çizdik. Dışarı­dan bize iletilen metodoloji ve bizim dışarıya iletebileceği­miz metodo­loji... İlk alışverişte, dışarıdan gelen bilgiler toplumun realitelerinden sü­zülmediğinde alışılagelen akademisyen tipinin Batı ile tek boyutlu flört­leri hatıra gelmektedir. İkincisinde, dışarı­dan gelen bilgiler referans kabul edilse de kavramsal çerçevenin genişçe bir bölümü Türk toplumunun sosyal hayatı, yapı ve ku­rumları, gündelik yaşam pratikleri incelendikten sonra oluşturul­muştur. Batı standartlarındaki rasyonalist reçete ile Türk toplumu­nun kendine özgü kurumsal olmayan mantık örüntüleri irdelen­miş­tir. Neticede, halihazırda bir şablonu ithal etmek yerine, sosyal ger­çekliğimizin detaylarına inebilen farklı metodolojiler oluş­muştur. Dolayı­sıyla Batılı araştırmacılar, 19. yüzyıl oryantalist bilgi kırıntılarının dışında ilk defa Gökalp, Köprülü, Barkan, İnal­cık gibi ekollerin yöntemlerine ciddiyetle başvurma gereğini his­setmişlerdir. İkinci ölçütümüzü analitik bilgi belirlemiştir. Gökalp’ten çok önceleri ilm-i içtima (sosyoloji) çalışmaları vardı. Mümtaz Turhan’dan evvel Mehmet İzzet, medeniyet ve kültür ayrımının altını çizmiştir. Nusret Hı­zır’a gelmeden Vidinli Tevfik Paşa, Ali Sedat, Salih Zeki’nin mantık ça­lışmaları kayda de­ğerdir. Ülgener’in Weberci okulundan önce Prens Sa­bahattin’in ‘Le Play mektebi’ dikkat çekmiştir. Ancak bu sayının aktör­leri tarihsel, felsefi, kültü­rel fenomenleri adlandırırken kullandıkları kav­ramlarla, analitik bilginin do­ğasından hareketle bir sosyal laboratuarın temellerini atmışlardır. Akademidekiler’in ‘kritik yaklaşım’ı üçüncü nitelik olarak çalışmala­rında temayüz etmektedir. Eğitim ve bilgi kurumlarındaki katı alan ayrış­tırması (Mühendishâneler, Tıbbiyeler, İstanbul Dar’ül Fünunu) bütün bi­limlerle eleştirel ortam içerisinde olma imkânını ortadan kaldırmıştır. İlk kez Akade­midekiler sayesinde karşılaştırmalı bir okuma imkanı yaratıl­mış, meselâ ta­rihçiyi övgü dolu retorikten ve vak’anüvisliğin dar krono­lojisinden kurtar­mıştır. Sosyoloji ikti­sat disiplininin önemli bir vektörü haline gelmiştir. Bir felsefeci olarak Hilmi Ziya Ülken, 1940’lı yıllarda Malinowsky’nin modern antropolojisine eğil­miş, Weber-Marx ikilemini aşmayı deneyerek siyaset biliminde Pareto mo­delinin çok-değişkenli ‘tortu’larını incelemiştir. Akademidekiler’de bir eğretilemeyi kullandık. Sosyolog tarihçilerin Os­manlı’dan Cumhuriyet’e uzanan patrimonyalist yapı üzerinde durmaları, ay­dın sınıfının kapıkulunu çağrıştırması, medrese-üniversite eğretileme­sinin öne­mini bir kat daha artırmaktadır. Burada yüzyıl öncesini aktarma­cılıkla suçla­yan günün pozitivist ulemasının bir yüzyıl sonra hangi eleşti­rilere mu­hatap kalacağı merak konusudur. Medreselerdeki liyakat siste­minin dejene­rasyonu ile üniversiteleri müze haline getirme ve akademis­yenleri memur-bal­mumuna dönüştürme eğilimi karşılaştırılmalıdır. İçe­rikler değişmediği sürece medre­sedeki fetvalarla entelektüel faşizm ara­sında yalnızca zaman ve mekan farkı kalmaktadır. Akademi ve İktidar dosyamızdan sonra bilgi ile iktidar arasındaki me­sa­feyi ve hoşnutsuzluğu kaldırmak için örnek portreleri Akademideki­ler’le so­mutlaştırdık. Bir sonraki uğrağımız Hukukun Üstünlüğü olacaktır. Ardından, Türk dü­şüncesinin son bölümünde Şerif Mardin, İlber Ortaylı gibi isimlere yer aça­rak şölenin geri kalanını merakla bekleyeceğiz.

Etiketler:
Doğu Batı 12   

Yazısı bulunanlar ve makaleleri

Yazar Makale Adı Sayfa No Dergi veya Eser Adı Konu
Ersin Kalaycıoğlu Tarık Zafer Tunaya: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Siyasal Kurumlar ve Çağdaşlaşma 111 - 119 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Özer Ergenç Halil İnalcık Neden 'Büyük'? 121 - 141 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Erol Özvar Mehmet Genç: Belgeden Modele Uzanan Bir Portre 143 - 155 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Dursun Ayan Sabri F. Ülgener’in Türk Düşünce Kültüründeki Yeri 157 - 191 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Bülent Arı Türkiye’de Modern Tarihçiliğin Öncüsü Fuad Köprülü ) Selim Aslantaş birlikte 193 - 205 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Yılmaz Özakpınar Türkiye’de Bir Mümtaz Turhan Yaşadı 207 - 223 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Tülay Şimşek Bozkurt Muzaffer Şerif Başoğlu 225 - 239 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Coşkun Çakır Devletin Tarihinden Toplumun Tarihine' Yeni Bir Tarih Paradigması ve Ömer Lütfi Barkan 35 - 62 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Necati Öner Profesör Nusret Hızır (sayı 12: Türk Düşünce Serüveni: Akademidekiler, Ağustos - Eylül - ekim 2000, 65 - 73 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Kurtuluş Kayalı Niyazi Berkes ya da İyimserlikten Kötümserliğe Sürüklenmesine Karşın Düşünsel Tercihinde Israrlı Bir Entelektüelin Portresi 75 - 85 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Taşkın Takış Değerler Levhasının Tersine Çevrilişi: Hilmi Ziya Ülken 87 - 109 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler
Halil İnalcık Ziya Gökalp: Yüzyıla Damgasını Vuran Düşünür 9 - 33 Doğu Batı Düşünce Dergisi 12 : Akademidekiler

Yorum yaz
Bu ürünü henüz kimse eleştirmemiş.
Sepetinizde ürün bulunmuyor
E-Mail listemize katılarak yeni yayın ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.
Email
Ad Soyad
   
Kapat